Foto Galeri    Video Galeri    Sondakika Ekle    Reklam    Künye    İletişim
Video Galeri

Şanal İle Cihaneri Karşı Karşıya
Şanal İle Cihaneri Karşı Karşıya
Cihaner bu eşkıyalık dedi Şanal hukuk cevabı verdi

Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner´in gözaltına alınacağının tebliğ edildiği an kayıtta olan polis kamerası görüntülerine Star ulaştı. Cihaner´in evinde ve makamında yapılan aramalarda, Cihaner ile Savcı Osman Şanal arasındaki çok ilginç diyaloglarla birlikte, HSYK Başkanvekili Kadir Özbek´in soruşturmaya gözaltı kararından sonra değil, gözaltı kararı çıkmadan çok önceden müdahele etmeye başladığını da belgeledi.

´DÜN KONUŞTUĞUMUZ GİBİ YAPACAĞIM´

İlhan Cihaner´in ev araması sırasında kayıtta olan polis kamerası HSYK Başkanvekili Kadir Özbek ile Cihaner´in bir gün önce bir arama ve gözaltı olması durumunda nasıl davranacağını konuştuklarını belgeledi. Özbek´le uzun süren bir görüşmesi yapan Cihaner “Başkanım zaten dün akşam size söylemiştim” diyor. Bu da Özbek´in süreci yakından takip ettiğini, aralarındaki görüşmelerin gözaltı kararından önceye dayandığını gösteriyor.

TEBLİGATTA SUÇLARI GÖRÜNCE ŞOKA GİRDİ

Başsavcı Cihaner´e makamında gözaltı kararının tebliğ edildiği andaki görüntülerde ise ilginç diyaloglar dikkat çekiyor. Osman Şanal ile Başsavcı İlhan Cihaner karşı karşıya oturuyor. Savcı Şanal, elindeki yakalama ve gözaltı kararını incelemesi için İlhan Cihaner´e veriyor. Mahkeme kararını şaşkınlık içinde okuyan Cihaner, “Evrakta sahtecilik, iftira, tehdit ne için bunlar” diye soruyor. Osman Şanal´ın ´Anlatacağız´ sözleri üzerine Cihaner, “Bunu yapamazsınız. Hukuk dışı, direneceğim. Bunu yapamazsınız arkadaşlar” diyor.

´MAHKEME KARARI DA EŞKİYALIK´

Savcı Osman Şanal´ın “mahkeme kararını uyguluyoruz” karşılığı vermesi üzerine İlhan Cihaner “Bu karar da eşkiyalıktır” diye cevap veriyor. Aramaya katılan Terörle Mücadele Şubesi polislerinden mahkeme kararının bir fotokopisinin çekilerek Başsavcı Cihaner´e verilmesini isteyen Osman Şanal “Sizi yanımızda götüreceğiz İlhan Bey” diyerek gözaltına alınacağını söylüyor.

Görüntüler Özbek´i doğrulamıyor


İlhan Cihaner´in Özel Yetkili Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararıyla gözaltına alınıp tutuklanmasının hemen ardından Erzurum Özel Yetkili Başsavcıvekili ile soruşturmayı yürüten Osman Şanal ve aramaya katılan diğer 2 savcının yetkileri HSYK tarafından alınmıştı. Cihaner´in evinin arandığı sırada HSYK Başkanvekili Kadir Özbek´in hem Cihaner´i hem de arama yapan savcıları aradığı, savcılara sicil numaralarını sorarak baskı yaptığı ortaya çıkmıştı. Özbek kendisini “Durum hakkında bilgi aldım. Cihaner ´direneceğim´ dedi, ´sakın yapma´ dedim” diye savunmuştu. Ancak Cihaner´in polis kamerasına yansıyan sözleri, Cihaner ile Özbek´in gözaltından bir gün önce ne yapacaklarını konuştuğunu ortaya koydu.

İddianamede uyarıldı ama!

HSYK tarafından yeni atanan ve ´Erzincan Ergenekon´ iddianamesini hazırlayan Erzurum Başsavcıvekili Taner Aksakal, iddianamenin sonuna koyduğu notta “Gizli tanıklar ifadelerini çekmeleri için yoğun baskı altında, mahkeme hemen bu tanıkları dinlemeli” uyarısı yaptı. Erzincan´da Jandarma ve CHP milletvekillerinin ´ifadeni geri çek´ baskısı yaptığı Gizli Tanık Munzur ve yine gizli tanık olan iki akrabası, İlhan Cihaner´in adamlarıca dün gizlice Ankara´ya götürüldü. Gizli Tanık Munzur verdiği son son resmi ifadede “Erzincan´da jandarma ve CHP´li Ahmet Ersin´in tarafından baskı yapıldığın, Ankara´ya götürülmek istendiğini, üst düzey yargı mensuplarıyla görüştürüleceklerini söylediklerini” anlatmıştı.
Medya Dursun Çiçek'te Buluştu
Medya Dursun Çiçek'te Buluştu
Bu sürede hem belgeler, hem de Albay Dursun Çiçek´e ait ıslak imza bütün kurumların kriminal laboratuvarlarında doğrulandı.

Genelkurmay´ın da planı kabul etmesi, medyayı önemli bir noktaya getirdi. Belgeler ilk çıktığında şüpheli ifadeler kullanan, hatta inanmadıklarını açıklayan köşe yazarları bile artık Dursun Çiçek´in ve planda emri bulunanların yargıya hesap vermesi gerektiğine dikkat çekiyor.

HAZIRLAYAN VE HAZIRLATAN CEZASINI BULACAK

ERTUĞRUL ÖZKÖK – HÜRRİYET GAZETESİ: “Ortada, hiçbirimizin kabul edemeyeceği, etmemesi gereken bir ´plan´ var ve bu gerizekâlı planın, muvazzaf bir subayın elinden çıktığını gösteren ana belge konusunda, hem sivil hem de asker aynı noktaya gelmiş durumda.”

Daha önce kurumların raporlarına güvenmeyerek plana inanmayanlardan Habertürk yazarı Fatih Altaylı Jandarma onayının ardından Genelkurmay Başkanı´na Orgeneral İlker Başbuğ´a seslendi.

KOMPLODAN ŞİKÂYET EDEN KOMPLO KURMAMALI

FATİH ALTAYLI – HABERTÜRK GAZETESİ: “Kâğıt parçası´ aslında ´kâğıt parçası´ değilmiş. Şimdi Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, dönüp de kendisini yanıltanlara, kamuoyu ve siyaset önünde zor duruma düşürenlere, "Hesap verin. Beni niye kandırdınız?" demeyecek mi? Demeli.”

Ancak aynı gazetedeki başka bir isim Umur Talu ise eleştiri oklarını daha sert yöneltti kağıt parçası açıklamalarına.

HİÇ UTANMAYACAK MISIN?

UMUR TALU (HABERTÜRK): “Kâğıt parçası dediğin için hiç utanmayacak mısın? İmza sahte dediğin için hiç utanmayacak mısın? Islak imza makinesi var dediğin için hiç utanmayacak mısın? Dalga geçtiğin, hakikat ihtiyacını kararttığın için hiç utanmayacak mısın? İnsan hayatına kastetmiş planları değil, önce onları yayınlayanları aşağıladığın için hiç utanmayacak mısın? Tabii ki herkesin savunma hakkı var, ama yalanı yüceltirken hakikat yolunu tıkamaya yırtındığın için hiç utanmayacak mısın?”

Ve daha bir çok yazar Ahmet Kekeç´ten Taha Akyol´a, Şamil Tayyar´dan Ergun Babahan´a kadar kalemler, ıslak imza sürecinde atılan manşetleri ve yapılan iddialı yorumları eleştirdi.


Bir şok ses kaydı daha
Bir şok ses kaydı daha
Not: METACAFE´DEN alınmıştır...

Şok ses kaydının sahibi Şırnak Jandarma Alay Komutanlığı, Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanlığı, Jandarma İstihbarat Dairesi Başkanlığı görevlerinde bulunan ve Ergenekon Terör Örgütü´nün kara kutusu olarak nitelendirilen Tuğgeneral Levent Ersöz´e ait. İşte Ersöz´e ait olduğu iddia edilen ve metacafe´de yayınlanan ses kaydındaki şok ifadeler:

Aytaç paşa 19 mart 2003´te hepimizi sattı!
Orgeneral yalman ağır kaçacak ama 2003-2004 yılında komutanların Hepsini vaktiyle de satan bir adamdır. Komutanları satan bir adamdır. Genelkurmay başkanına satan kişidir yani. Çok kirli bir adamdır. 19 Mart 2003, bu tarih çok kritik bir tarihtir Türk Silahlı Kuvvetlerinin. Gidip Hilmi Özkök´e komutanların hepsini gammazladı. Şener paşa, hurşit paşa, ben, efendime söyliyim Atilla, ondan sonra Kemal yavuz paşa, tuncer kılınç paşa, erdal paşa, hepsini sattı.

Cumhuriyeti koruma görevi verilmiş tek kuruluş Türk Silahlı Kuvvetleri´dir
Dedim ki, vaktiyle hep aynı tarafta olduğumuz savcıların, hazırladığı Talihsiz bir iddianameyle bugün ben burdayım. Halbuki cumhuriyeti Koruma onların dışında kanunla yetkilendirilmiş görev verilmiş tek Kuruluş Türk silahlı kuvvetleridir, onun ben bir ferdiydim. 30 yıl ben Bu işte çalıştım. Cumhuriyeti korumak için çalıştım. Ama şimdi ikimiz Ayrı saflardayız, biri suçluyor, birisi suçlanıyor.

Hsyk krizinin perde arkası

Valla ankaradan gelen avukatın söylediği, bunlar fazla yaygara Yapıyorlar diyorlar, mutlaka birşeyler var deniliyor. Şu andaki Başkan vekili (kadir özbek) hemşerisiymiş. Bu benim gelen avukat çok Dürüst bir adam. O diyor alevidir ve gerçek bir hukukçudur diyor. Öyle Kuru gürültüye pabuç bırakmayan bir tiptir diyor. Yoksa bu türlü başka Türlü kilitlenmezdi bu dava diyor. Normal bir iki tane savcıdan dolayı Kilitlenecek bir olay değil bu diyor. Eğer onlardan bir kişi değişirse Diyor, bu olayın seyri değişir diyor. Bizimkiler yargıtay başkanı kadar olamadılar. Adam çatır çatır söyledi ona karşı hiç cevap Veremediler.

Kent otel toplantılarına ben de katıldım, kimler yoktuki!

Kent otelde 13 toplantı diyor, ben bir tanesine katıldım. Şener paşam Vardı. Ankaraya gelmişlerdi. Bir savcı arkadaş davet etti gittim. Şimdi o hakimler savcılar şeyi varya, o bir tane üyenin işte bu Toplantılara katıldığı diye şey yapıyorlar, yaygara yapıyorlar. 2006´nın mayısında mı neydi yani. Şimdi böyle bir u masanın ve ya işte Dikdörtgen masanın etrafında herkes oturmuş ortası boş bir masa, Efendime söyliyim, hem yemek yeniyor hem de herkeş işte ülkenin Konularıyla ilgili konuşmak isteyen alıyor mikrofonu eline konuşuyor.

Ben yanımda hatta emekli bir binbaşı arkadaşım var hatta ofiste Beraber çalıştığımız, ben onu da götürdüm beraber. Ben ağzımı bile Açmadım zaten, konuşmadım. Çünkü baktım ki herkes hep aynı. Hatta daha Sonra da çıkarken dedimki ilhan´a ya bizim komutanlar gelmese bizim Burada işimiz ne. Mesela benim gittiğimde şener paşa vardı, hurşit Paşa vardı, efendime söyliyim, gazi üniversitesinin rektörü vardı. Sabih kanadoğlu vardı, yarsav başkanı vardı, sadettin tantan vardı, Eski şeylerden, danıştay üyeleri, yargıtay üyeleri, efendime söyliyim, Emin çölaşan vardı, balbay vardı. Yani; aytaç yalman encümen-i daniş Üyesi olmakla birlikte o gün gelmedi. Şener paşa geliyor.

Kaynak: Habervaktim.com
Vekilden valiye 'içki' fırçası
Vekilden valiye 'içki' fırçası
Artuklu Üniversitesi´ndeki "Türkiye Avrupa Birliği Forumu"nun açılışındaki kokteylde alkollü içki servis edildi.

Bu resepsiyondan sonra İl Dayanışma Toplantısı´na katılan AK Parti Mardin Milletvekili Mehmet Halit Demir, bu durumu eleştirdi.

Milletvekili Demir, üniversitedeki toplantıda içki servis edilmesine izin veren Mardin Valisi Hasan Duruer´e yüklendi.


Demir şöyle konuştu: “Öğrencilerimizin ders gördüğü bir saatte öyle bir ortamda bakıyorsunuz, yani hiç kimsenin düşüncesine özel yaşamına karşı olmadığımız halde, içkili bir takım kokteyller düzenleniyor. Bir tarafta öğrenciler ders görüyor, bir tarafta böyle bir uygulama. Bu eğitime bir darbe olarak algılanması gereken bir durumken... Bu tasvip edilecek bir uygulama olamaz.”

VALİ´YE: BU NE BİÇİM ZİHNİYET?
Milletvekili Mehmet Halit Demir´in Mardin Valisi´ne yönelik eleştirisi bununla sınırlı değildi.

Vekil Demir, Vali Hasan Duruer´in kent konseyi toplantısındaki konuşmasında söylediği "İddia ediyorum, fakirlik ve cehalet arttıkça çocuk sayısı artıyor. İnsanlar bilgili ve zengin olduğu oranda da çocuk sayısı azalıyor" sözlerine de tepki gösterdi.

Demir, "Bu ne biçim zihniyettir? Böyle bir şey olabilir mi? Gerçekten bu ilin bir ferdi olarak bunlara sessiz kalmak, bunlara üzülmemek mümkün değil. İnsanların değer yargıları ve özel yaşamlarını gidip cahillikle yobazlıkla suçlayacaksınız, böyle bir şey olabilir mi? Buradaki insanlar az çocuklu mu olur, çok çocuklu mu olur, kendi kararlarını verebilecek durumdadırlar” dedi.





Operasyonun Şifresi 'Bavul'da Gizli
Operasyonun Şifresi 'Bavul'da Gizli
Zira taraf gazetesi tarafından bavulla teslim edilen belgelerin gerçek olduğu emniyet kriminal dairesince belirlenmişti. Belgelerin gerçek çıkması sonucu, "delillerin yok edilmesi" şüphesi ile yapılan operasyonlarda; eski hava kuvvetleri komutanı İbrahim Fırtına ve eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek´le birlikte çok sayıda asker gözaltına alındı.

“Balyoz” darbe planı tartışmaları, 2003 yılında “Balyoz Güvenlik Harekatı" isimli bir darbe planı hazırlandığı iddiası ile başladı. Plana göre; camiler bombalanacak, Türk jeti düşürülecek ve Hava Müzesi basılacaktı.

İşte Taraf gazetesinin ortaya çıkardığı bu planla sarsılan Türkiye, güne Balyoz´daki büyük dalgayla uyandı.

Önce CD, daha sonra da bavul içinde Ergenekon savcılarına teslim edilen "Balyoz" darbe planı ile ilgili belgelerde adı geçen askerlere eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildi.

İstanbul´da yürütülen soruşturma kapsamında, Ankara Terörle Mücadele ekiplerince İbrahim Fırtına´nın da aralarında bulunduğu toplam 48 kişi gözaltına alındı. Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek ile eski birinci Ordu Komutanı emekli Orgeneral Ergin Saygun ise İstanbul´da gözaltına alındı. İzmir´de düzenlenen operasyonda gözaltına alınan isim ise emekli Deniz Kurmay Albay Ümit Özcan.

Gözaltına alınanlar önce emniyete götürüldü ardından İstanbul´a gönderildi.

Günün en önemli gelişmelerinden biri de, Emniyet Kriminal Dairesinin, Balyoz Darbe soruşturması ile ilgili Taraf gazetesi tarafından bavulla teslim edilen belgelerin gerçek olduğunu belirlemesiydi. Operasyonun belgelerin 18:40 22.02.2010gerçek çıkması sonucu başladığı öğrenildi.

Yeniden 28 Şubat olabilir mi?
Yeniden 28 Şubat olabilir mi?
27 Mayıs askeri darbesi; Askerin kışladan ilk çıkışı. Aynı zamanda bir sonraki çıkışların da ön habercisi. Nitekim 12 Mart muhtırası ve 12 Eylül darbesi ile asker artık kışlaya dönmek istemediğini anlattı vekile, cumhura ve cumhurun reisine.

´Demokrasiye balans ayarı yapmak´ bazıları için alışkanlık haline gelmişti. 28 Şubat döneminde Batı Çalışma Grubu sahne aldı. Piyasada yeni figüranlar belirdi. Tehlike çanları ilk vuruşta İrtica yaygaralarını, ikinci vuruşta ise rejim tartışmalarını çalıyordu.

Medya ise bilinçli ya da bilinçsiz buna alet oldu bir kez daha. Müslüm Gündüz ve Fadime Şahin haberleri birinci sayfalarda yer aldı. Ana haber bültenlerinde hem ilk hem de son haber oldu. Ve bültenler tek haber ve türevleri üzerinden oluştu.

Gazeteler ´rejim ve laiklik´ manşetleri attı. Hükümeti düşürmek için milletvekilleri tehditle istifaya zorlandı. Ve takvim yaprakları 4 Şubat 1997´yi gösterdiğinde yani şartlar olgunlaştığında sahnede tanklar göründü. Tanklar Sincan caddelerinde yürütüldü.

İşte o gün paletlerin asfaltta bıraktığı izler, Türkiye için yeni bir dönemin de habercisi gibiydi. 24 gün sonra yani 28 Şubat´ta ise yeni bir başlık atıldı Türkiye´nin yakın tarihine;
POST MODERN DARBE…

18 maddelik bir bildiri ve yine bilindik manzaralar. Asker kızar, halk iradesi ise kayıtsız susar. Egemenlik kayıtsız şartsız milletin değil yine askerindir. Kayıtlar da şartlar da değişmiş, ulu önderin sözü tevil edilerek ibre yine Kışlanın lehine döndürülmüştür.

Poyrazköy iddianamesinin ek delil klasörlerindeki ´Klasör 6´ dosyasında yer alan bilgiler, cuntacı yapılanmanın yeni bir 28 Şubat sürecini yaşatmak için taktikler geliştirdiğini net olarak ortaya koyuyor.
Klasörlere giren bir ihbarcının uyarıları arasında kullanmış olduğu bir söz o hayalleri ifşa ediyor.

KLASÖR 6: CAYDIRICILIK
"Sincan´da tankların geçişine benzer hareketlere zamanı gelince başvurulmalıdır." AKP´nin bilhassa TSK´yı dikkate almaz tutumları ile geleceğimizi tehlikeye düşürecek eylemlerine sert tepkiler anında gösterilmelidir."

Dikkat çekici bilgiler arasında ise AK Parti hakkında tutulan raporlar ve alınması gereken tedbirler de yer alıyor.

POYRAZKÖY´DEN ÇIKAN 28 ŞUBAT TAVSİYESİ: Değişik ortamlarda ve değişik seviyelerde toplumun dikkatini AKP´nin antilaik faaliyetlerine çekmek. Medyadan destek sağlamak. Bu maksatla bazı medya patronlarına durumun önemini anlatmak ve dostlar vasıtasıyla görsel ve yazılı basından destek almak. 28 Şubat sürecinde olduğu gibi Genelkurmay Başkanlığı ve Akademiler bünyesinde toplantılar yapmak. AKP ile girilen her çekişmeyi önceden değerlendirmek ve akılcı tezler ile sonuna kadar taviz vermeden mücadeleye devam etmek. Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay gibi yüksek yargı organlarında kendimize müzahir zemin oluşturmak ve güçlendirmek."

Balyoz Soruşturması! video
Balyoz Soruşturması! video
1. Ordu Komutanlığı´ndan emekli olan ve balyoz darbe planı ile gündeme gelen emekli orgeneral çetin doğan ve eski genelkurmay stratejik araştırmalar ve etüt merkezi başkanı emekli tuğgeneral Süha Tanyeri´nin ev ve ofisinde de aramalar yapıldı.

"Balyoz" isimli darbe planıyla ilgili iddialar, bir kaç ay önce Taraf gazetesinde yer almıştı. Sözkonusu planın, 1. Ordu Komutanlığı´nda sunumu yapılan “Balyoz Güvenlik Harekatı” isimli planın harp oyunu çerçevesinde hazırlandığı iddia edildi.

5-7 Mart 2003 tarihleri arasında yapılan plan çerçevesindeki toplantıya o dönemin 1. Ordu Komutanı Orgeneral Çetin Doğan, 1. Kolordu Komutanı olan Ergin Saygun katılmıştı.

Ve sabah saatlerinde, Eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Doğan ve eski Genelkurmay Başkanlığı Stratejik Araştırmalar ve Etüt Merkezi Başkanı emekli Tuğgeneral Süha Tanyeri´nin ev ve ofisinde de arama yapıldı. Arama sonucu Doğan gözaltına alındı.

Soruşturmada Türk Silahlı Kuvvetleri Mehmetçik Vakfı İstanbul Temsilciliği´nde de arama gerçekleştirildi. Medyanın çekim yapmaması için apartman dairesinin pencelerinin perdeleri örtüldü ve bilgisayarların imajları alındı. Polis, binada el koydukları belgeleri ve harddisk kutularını emniyete götürdü.

Öte yandan “Balyoz” planı kapsamında eski iki kuvvet komutanının da aralarında bulunduğu çok sayıda askerin gözaltına alınması üzerine Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ, yarın Mısır´a yapacağı ziyareti erteledi.

Sayfa Sayısı : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10


Yazarlar
Su
Gazete Manşetleri
Hava Durumu

Çok İzlenen Videolar