Önder Sav için önemli olan, Merkez Yürütme Kurulu'nu (MYK) Parti Meclisi'nin seçmesi. Zaten Deniz Baykal'la arası bu yüzden açıldı. Geçmişi şöyle bir hatırlatalım:
21 Aralık 2008'deki Tüzük Kurultayı'nda, MYK'nın Genel Başkan tarafından seçilen Genel Başkan yardımcılarından oluşacağı kararı alındı. Bu yeni düzenlemede Genel Sekreter'in ağırlığı da kalmadı. Yürütme başlıklı 87. maddesine göre değişiklikler, Parti Meclisi'nin belirleyeceği tarihte geçerlilik kazanacaktı.
1 Nisan 2010'da, Parti Meclisi, yeni tüzüğün 22 Mayıs'taki Kurultay'da yürürlüğe girmesi kararını aldı. Ama o tarihten önce, Deniz Baykal'ın skandal kaseti ortaya çıktı.
10 Mayıs 2010'da Deniz Baykal istifa etti.
22 Mayıs 2010 Kurultayı'nda, Kemal Kılıçdaroğlu, Önder Sav'ın desteğiyle Genel Başkan seçildi. Kurultay üyelerinin de pek fazla fark etmediği bir önerge hiç tartışılmadan oylandı; 87. madde yürürlükten kaldırıldı.
1 Ekim 2010'da tüzük değişikliğinin bir önergeyle iptal edilmesi/ ertelenmesi kararına Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'dan uyarı geldi: "Tüzüğün bu şekilde ertelenmesi, Siyasi Partiler Yasası'na aykırıdır. Çünkü tüzük ve programda değişiklik yapılması, ancak, Genel Başkan'ın, MYK'nın veya Büyük Kongre üyelerinin en az 20'de birinin teklifine ve bu teklifin Kurultay'da oylanıp kabul edilmesine bağlıdır."
Bunun üzerine CHP'de kıyamet koptu. Önder Sav çizgisinde olan MYK üyeleri, 2 Kasım 2010'da eski tüzüğe dönmek için Kurultayı toplamak istediler. Kılıçdaroğlu buna karşı çıktı ve MYK üyelerini değiştirdi. Parti Meclisi içinden kendine yakın bulduğu isimleri MYK'ya atadı. (Gürsel Tekin, Hurşit Güneş, Mesut Değer, İsa Gök, Alaattin Yüksel, İzzet Çetin, Oğuz Oyan, Didem Engin, Zeki Gündüz, Umut Oran, Mehmet Ali Özpolat, Sencer Ayata, Melda Onur, Süheyl Batum.)
18 Aralık 2010'da, yeni Parti Meclisi'ni seçmek üzere Olağanüstü Kurultay'a gidildi. Kılıçdaroğlu, uzlaşmacı davranmadı. Parti içi muhalefeti tasfiye etmek amacıyla blok liste çıkardı. Son anda CHP üyesi olan 17 kişi de Parti Meclisi'ne girdi. Kılıçdaroğlu artık partiye damgasını vurmuştu. Genel Başkan yardımcılarını bu Parti Meclisi üyeleri arasından seçti. (Gürsel Tekin, Hurşit Güneş, Süheyl Batum, Erdoğan Toprak, Volkan Canalioğlu, İzzet Çetin, Umut Oran, Osman Korutürk, Gülsün Bilgehan, Engin Altay, Faik Öztrak, Alaattin Yüksel, Sencer Ayata, Sena Kaleli, Emrehan Halıcı, Sezgin Tanrıkulu, Bihlun Tamaylıgil)
12 Haziran seçimlerinden sonra Kılıçdaroğlu MYK'yı yeniledi. Nihat Matkap, Gürsel Tekin'in yerine Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan yardımcısı oldu. Tekin, Tanıtım ve Basından Sorumlu Genel Başkan yardımcısı sıfatıyla, bir anlamda, kızağa çekildi. MYK'ya yeni isimler de girdi: Atilla Emek, Gökhan Günaydın, Yakup Akkaya, Faruk Loğoğlu, Birgül Ayman Güler, Zeki Gündüz, Ayten Kayalıoğlu, Perihan Sarı...
Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Başkanlığa geldiği tarihten itibaren, -sadece 2 yıl geçmiş olmasına rağmen- 4. MYK'sıyla çalışıyor. Zaten, eski sisteme dönmek isteyenler bu keyfi davranıştan güç alıyorlar. Önder Sav, "MYK'yı, Parti Meclisi seçsin, Genel Sekreter gene güçlü adam olsun" talebinde bulunuyor.
DP geçmişini gençleştirebilecek mi?
Demokrat Parti'de (DP) bir kıpırdanma var. 12-13 Mayıs 2012'de toplanacak olan Olağanüstü Kongre'ye hazırlanıyorlar. Aralarında DP eski ve yeni il ve ilçe başkanları, eski gençlik kolları başkanları, eski ve halen görevde olan belediye başkanları, eski milletvekilleri, eski GİK üyeleri, kısaca yıllarca bu partiye gönül vermiş ve kendilerini davanın sahibi gibi görenler, "Geçmişimizi gençleştiriyoruz"sloganıyla yola çıktılar. 9 Şubat'ta İstanbul Ceylan İntercontinental'de toplandılar. "Mevcut parti yönetimi ülke gündeminden koptu. Parti ehil ellerde değil" düşüncesiyle harekete geçen bu grup, 22 Şubat'ta Bursa'da, ardından Diyarbakır'da bir araya gelecek. Acaba, enkaza dönen DP, öteden beri davaya gönül vermiş olanların bu hareketiyle yeni bir hayatiyet kazanacak mı? İzleyip, görelim.