Burası İstanbul…
İmparator Konstantin’in kurduğu, İmparator Jünstinyen’in mamur kıldığı, Hz. Muhammed’in hedef gösterdiği, Sultan Fatih’in fethettiği, Muhteşem Süleyman’ın yücelttiği…
İttihat Terakki çömezlerinin dünyanın merkezinden uzaklaştırdığı… Tabi şimdilik!
Burada Bizans’ın torunları olmakla itham edilen milyonlar var..!
Ama ‘Bizans’ın torunları!’ ifadesinin ne demek olduğunu birilerinin izah etmesinin vakti geldi artık.
Bizans’ın dedelerinden bu topraklara miras kalan sadece Bizans oyunları mı?
Ne demiş eskiler?
Bizans’ta oyun bitmez…
Sanırım hiç bitmeyecek böyle giderse..!
Adam çıkmış Ergenekon ve balyoz davalarından tutuklanan paşaların Amerika karşıtı oldukları için tasfiye edildiğini söylüyor.
E ne var bunda denilebilir.
Ama bunu söyleyen Milli Görüş Hareketi’nin sembol isimlerinden Oğuzhan Asiltürk olunca insanın içi yanıyor.
Kan beynine sıçrıyor.
Hey gidi yıllar hey… Dedirtiyor buğulu gözlerle…
Bunun acısını, ancak gençlik yıllarını ‘fi sebilillah’ diyerek Milli Görüş Hareketine adayanlar bilir.
Daha da can sıkıcı olanı ise bu hezeyanlara Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak Beyinde destek vermesi.
O generaller değil mi ki rahmetli Necmettin Erbakan’ı neredeyse yaka paça başbakanlıktan indirdiler.
Onlar değil mi milletin başbakanına hem de başbakanlıkta omuz atma cüreti ve küstahlığında bulunanlar.
Onlar değil mi kameralar önünde ‘Başbakan olmazsan bilmem ne olursan ol ulan pezevenk’ diye küfretmekten çekinmeyenler.
Onlar değil mi silah arkadaşları, rahmetli Eşref Bitlis Paşa’nın uçağının düşürtülerek öldürülmesinin üstüne uçak şirketinden çekindiğimiz için gidemedik diyenler.
Daha geçen hafta bu ihaneti zamanın genelkurmay başkanı ‘takşak paşa’ lakaplı Doğan Güreş itiraf etmedi mi?
O Eşref Bitlis ki ‘Amerika ile savaşmak pahasına PKK’yı bitireceğiz’ diyen ve bunun bedelini canıyla ödeyen vatan evladı.
Sadece kendisi mi?
Hayır…
Eşref Paşa’nın kurmayları da vatana, millete ve Eşref Paşaya olan bağlılıklarının bedelini canlarıyla ödediler.
O adamlar değil miydi bu günlerde çatır çatır hesabı sorulan 28 Şubat için ‘28 Şubat bin yıl sürecek’ diye gürleyen.
Onlar değil miydi bir gecede 50 milyar doların milletin merkez bankasından birilerinin kasalarına indirilmesini sağlayan?
Milletin kendi elleriyle ve imkânlarıyla yaptığı İmam Hatip Liselerini kapanmanın eşiğine getiren…
Sadece başörtüsü taktıkları için binlerce genç kızımızın hayatını karartan…
Binlerce subayımızı sadece eşleri başörtülü ve Cuma namazı kılıyor diye ordudan tüm sosyal haklarını da gasp ederek kapı dışarı eden… Üstelik başarıları ve üstün hizmet madalyaları hiçe sayılarak…
Şimdi bunların hesabı bir bir sorulurken bu ne aymazlıktır.
Bu ne gaflettir.
Söylemek istemiyorum ama beklide ihanettir bu..?
Beklide bir misyondur Oğuzhan Bey için.!?
Hatırlıyorum da yıllar önce kendisi ve Şevket Kazan’ın mason olduğunu savunan birini neredeyse dövecektim.
Üstelik bunlar Şevket Kazan’la ilgili iddialarını bizzat Hocadan duyduklarını iddia ederlerdi ve bunlardan bir sürü vardı etrafta.
Allah’ım sen aklımıza mukayyet ol.
İstihbarat teşkilatımız MİT’in en yüksek perdeden tartışıldığı bir zaman diliminde bu düşüncelere duçar olmak canımı yakıyor.
Bu acıyı yaşayanlar bilir.
Onlar Bizans’ın torunu da değiller… Emin olun.
Eğer Ergenekon taifesi generaller milli ise bize de sizin ne olduğunuzu sormak düşüyor Oğuzhan Bey… Tabi Prof. Kamalak hocaya da.
İt izinin kurt izinden ayrılmasının vakti geldi artık.