Özel yetkili cumhuriyet savcısı Sadrettin Sarıkaya Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarı Hakan Fidan ve diğer üst düzey teşkilat mensuplarını ifade vermeye çağırarak bir anda ülke gündemini alt üst etti.
Tabiri caizse yer yerinden oynadı.
Peki ama en üst düzey komutanların sorgulanıp cezaevinde tutulabildiği bir demokraside MİT müsteşarının da ifade vermek için mahkemeye çağrılması son derece normal bir şey değil miydi..?
Yer yerinden oynadığına göre demek ki normal değilmiş..!
Normal olsaydı ortalık böyle karışmazdı.
Kurgulayanların zekâ seviyelerini bayağı bir zorladıkları her halinden belli olan bu operasyonun asıl hedefi Tayyip Erdoğan ve onun hükümetiydi.
Bunu bu ülkedeki körler, sağırlar, aptallar, ahmaklar, yüzde 60’ın dışında kaldığını zanneden süper çocuk kontenjanlı solcu ressamlar! ve Tansu Çiller tutuklandı diye kürsüden haykıran CHP lideri rolündeki kaset mamulü adam da biliyor..!
Bütün basına servis edilen MİT görevlilerine yönelik suçlamaların yandaş basında! dahi manşetlere taşınması bu komplonun diğerlerinden farkı… Mutfaktaki aşçı bunu iyi hesaplamış olmalı…
Yandaş basın neyin yandaşıymış yahu.!?
Ergenekon yapılanmasını sayesinde öğrendiğimiz, ülkemizdeki hesap sorulamazlar listesini yırtıp atan ve 12 Eylül darbecilerinin yakasından yapışan özel yetkili savcılık sistemine sıkılan bu sağlam kurşun, ülkedeki her türlü pisliğin üzerine gidebilen özel yetkili savcıları adeta tehdit edercesine gündemi delip geçerken yandaşlıktan başka meziyeti olmayanların da durdukları konumundan bihaber olduklarını ortaya çıkardı.
Yazık.
Sanki bir istihbarat teşkilatının asli görevi bu suçlama bahsinde belirtilen rolleri yerine getirmesi değilmiş gibi..!
Şunu bilmek gerekir ki iç çamaşırı temiz bir istihbarat teşkilatı olmaz, olamaz…
En akıl almaz ve uç yerlerde ve de tiplerde görev yapmak zaten onların asli görevi.
Daha göreve gelir gelmez İsrail tarafından hedefe oturtulan Hakan Fidan bu ülkede istihbaratın ‘zillilikten milliliğe’ doğru evrilmeye başladığının kanıtıdır.
Bu gürültüde o yüzden çıkıyor zaten.
İsrail onu neden istemiyor acaba..?
Ya da İsrail’in Mit’in başında görmekten mutlu olduğu birisi orda olduğu için içinizde mutlu olabilecek biri var mı..?
Böyle bir mutluluk için en büyük sermaye ahmaklık olsa gerek…
KCK ve PKK içerisine sızmış birçok MİT görevlisinin soruşturmadaki usul hatalarından dolayı deşifre edildiğini söylüyor Bekir Bozdağ. Anlaşılan ajanlarımızın deşifre olması devletin savcısının çokta umurunda değil.
Savcı beyin daha önemli işleri olmalı..!
Acele etmesine ve üstlerine bilgi vermemesine bakılırsa sayın savcı yangından mal kaçırmaya çalışıyor gibi!
Ajan kelimesinin soğuk yüzü ajanlarımızın da kötü ve cezalandırılması gereken insanlar olduğu manasına gelmez. Çünkü sağlam istihbarat bir ülkenin en ön cephesi ve en sağlam savunma hattıdır.
Vara yoğa da ricat borusu çalınamaz bu satıhta…
Bu soruşturma usulsüz ve arkaik hesapları hedefleyen bir çalışmadır ve sivil iradeye karşı girişilmiş yeni bir ‘yargı darbesi’ teşebbüsüdür.
Diğer birçok operasyon gibi buda sahiplerinin elinde patlamaya mahkûm.
Hasan Celal Güzel’le bağlayalım...
Savcılık aldığı tepkiye rağmen hâlâ ısrar ederek ve yakalama emri çıkararak haddini de özel yetkisini de aşmıştır. Dolayısıyla görevden alınmayı hak etmiştir.