EmediateAd Cemaatten devleti ele geçirme açıklaması
Güncel Siyaset Ekonomi Dünya Spor 3. Sayfa Sağlık Eğitim Teknoloji Medya Kadın Aile Yaşam Kulis Mizah
Ana Sayfa > Medya > Cemaatten devleti ele geçirme açıklaması
Cemaatten devleti ele geçirme açıklaması
Gülerce, "cemaat devleti ele geçirdi" senaryolarına ilk kez açık bir şekilde cevap verdi. ...
17-02-2012 10:16
Medya
0 Yorum
Haberi Yazdır

Zaman'ın kanaat önderlerinden Hüseyin Gülerce'nin bu yazısı çok konuşulacak.

Gülerce, "cemaat devleti ele geçirdi" senaryolarına ilk kez açık bir şekilde cevap verdi.
 
 
Vesayet rejimi, bir asırdan beri kuvveti elde tutarak bu ülkeyi yönetiyor. İktidarını kimseyle paylaşmak istemiyor.

 Bildiği tek bir yol var: Korkutmak, sindirmek, ezmek, kendisine boyun eğdirmek. Bunun için provokasyonlarla, psikolojik harp taktikleri ile zeminler hazırladılar, kaos ortamları oluşturdular, ardından darbeler yaptılar, faili meçhul cinayetler işlediler. Her kesimi sindirdiler, korkuttular. Her kesimden sembol isimler seçtiler. Siyasetçileri korkutmak için başbakan, bakan astılar. Basını korkutmak için gazetecilerin, yazarların en öndekilerini katlettiler. Sünniler için Menemen'leri, İskilipli Atıf Hoca cinayetlerini, Başbağlar katliamlarını; Aleviler için Dersim'leri, Sivas Madımak'ları, Maraş'ları tezgâhladılar. Sendikacılar vuruldu, yargı mensupları suikastlara uğradı, Danıştay saldırıları yapıldı, görevdeki komutanlar, generaller, emekli kuvvet komutanları katledildi. Azınlıklar için Garih'ler, Hrant Dink'ler; işadamları için Sabancı'lar ile gözdağı verildi. Bunların hepsini, adı sağcı, solcu, PKK'lı, şucu bucu terör örgütleri marifetiyle yaptılar. Bu arada üstüne üstlük bir talan, rant, soygun düzeni tıkır tıkır işledi...

Bunları görmeyenler, yazmayanlar neden acaba "cemaat de cemaat" deyip duruyorlar?

Önce şu soruyu cevaplayalım: Bunlar daha önce neden fark edilmedi, halkın gözü neden hiç açılmadı? Çünkü 1. Bu hakikatleri örten, saklayan, milletin gözünü bağlayan, namluya takılmış susturucu gibi görev yapan bir medya vardı, halen de var. Basın özgürlüğünü, meslek etiğini dillendire dillendire vesayete biat eden, 28 Şubat sürecinde onuru, haysiyeti, ahlakı ayaklar altına alıp paspas yapan medya... 2. Darbecilere, cuntacılara "devletin menfaatleri asıldır" diye biat eden bir yargı zihniyetinin çaresizliği. 3. Vesayetin, devletin bütün kadrolarına, emniyet ve istihbarat birimlerine, hâsılı her yere sızması. Siyasetin içine kozmik adamlar yerleştirerek, o alanı da kontrolde tutması ve yönlendirmesi... 4. Kendilerinden hesap soracak bir seçilmiş iradenin çıkmayışı...

Pekiyi bugün ne oldu, ne değişti de vicdanlar ses veriyor, yürekler cesaretle konuşuyor? Çünkü vesayetçilerin hiç tahmin etmediği bir şey oldu. 150 yıldır ilk defa onlardan hesap soruluyor. Yukarıdaki dört madde tersine döndü. Artık vesayetin medyası yanında bir de alternatif medya var. Yargı herkesten hesap sorabiliyor. Devlet içindeki çetelerin kimyası bozulmaya başladı. Toplum, şaşkın ama üzerindeki ölü toprağını silkeliyor. Referandumda demokratikleşme için yüzde 58 ile evet demiş. Ve en önemlisi, devlet içindeki çetelerden hesap soran bir siyasi irade işbaşında...Lakin vesayet bütün adamları ile direniyor. "İrtica ile mücadele eylem planı" adı altında "AK Parti'yi ve Gülen'i bitirme planı" yapanlar, bir savcının özensizliği ile başlayan MİT-yargı probleminden medet umuyorlar. Kaos planları ile yapamadıklarını, fitne ateşleri ile yapmaya uğraşıyorlar. "Cemaat devleti ele geçiriyor, iktidara ortak olmak istiyor" diyorlar.

Onları dinleyecek vicdanlar hâlâ var mı bilmiyorum, ama demokrasilerde vatandaşların hepsi eşit yurttaştır. Kendi devletlerini ele geçirmezler. Hak ediyorlarsa, sınavlardan başarı ile geçiyorlarsa, her yere girerler... Hukuka riayet, seçilmiş iradeye tabi olmak kaydıyla bu ülkede her vatandaş kamu görevinde makbuldür. Bunun tersi, "birilerinin" devleti ele geçirme hakkını savunmaktır...

Amma asıl devlet kadrolarına sızanları hiç unutmamak gerekir. Önceki gün geçmiş dönemin Genelkurmay başkanı tutuklu emekli Org. İlker Başbuğ ile ilgili iddianame kabul edildi. Bir de oradan okuyalım: "Ergenekon Silahlı Terör Örgütü devletin birçok kurumuna sızmıştır. Örgüt mensuplarının sızdığı devlet kurumlarından birisi de Türk Silahlı Kuvvetleri'dir." Kimileri, delilsiz, belgesiz "cemaat sızması" yerine, niye bunları hiç yazmıyor?

Etiketler :
huseyin-gulerce - -cemaat -
17-02-2012 10:16
Medya
0 Yorum
Haberi Yazdır
YORUM YAZ
Adalet Bakanı'ndan 'genel af' açıklaması
Betül Canfeza Şen
Anne Replikleri…Aman Anneee…
Tahsin Akpınar
Değişim Şart…
Ahmet Ay
Bir şampiyonluğun öğrettikleri...
Ahmet Kekeç
Sanattan anlamak için pos bıyık mı bırakmak lazım?
Hasan Cemal
Yoksa şimdi de ‘faili meçhul şike’ mi?..
Ahmet Hakan
Solcular, İslamcıları bağırlarına bastılar
Cüneyt Özdemir
Astsubaylar sosyal medyaya el koydu
 
Künye Sık Kullanılanlara Ekle Giriş Sayfam Yap Rss - Xml Siteme Ekle İletişim
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
2011
© Sıcak Gündem
Kodlama : Networkbil.net